Ahmet Akça: “Okulları Nasıl Açmalıyız?”

Ahmet Akça: “Okulları Nasıl Açmalıyız?”

21 Eylüle hızla yaklaşıyoruz tüm öğrenciler veliler öğretmenler yöneticiler ve dolayısı ile toplumun yarısından fazlası okullarda eğitimin nasıl olacağını merakla bekliyor.

Kimse okulların açılabilmesiyle ilgili cesaretli bir öngörüde bulunamıyor. Okulların açılmasıyla ilgili ortak bir konsensüs sağlanamıyor. Bunun nedeni sorduğumuz -okulları açmalı mıyız- yanlış sorusundan kaynaklanıyor. Oysa doğru soru şu OKULLARI NASIL AÇMALIYIZ?

Okullar sadece MEB ve Sağlık Bakanlarımızın veya sağlık bilim kurulunun istemesiyle açılmaz millet olarak top yekûn okulların açılmasını istemeliyiz onun için milletçe çocuklarımız için tedbirlere uymalıyız.

Sağlık bakanlığı ve sağlık bilim kurulu okulların açılıp açılmamasına değil okulların nasıl açılması gerektiğine dair görüşlerini belirtmeli. Eğitime ara vermek asla düşünülmemeli

Dünya Sağlık Örgütüne göre salgın durumu iki yıl sürebilir diyor. O zaman biz iki yıl uzaktan eğitim mi vereceğiz? En doğru yöntem bu mu? Buna göre dünyada birçok ülke yüz yüze eğitim verirken bizim uzaktan eğitimde ısrar etmemiz ne kadar doğru?

Bu çerçeve de okulların açılmasıyla ilgili önerilerim;

1. Tüm yurtta okulların toptan açılması veya kapatılması uygulamasına son verilmeli, Sağlık bakanlığımızda salgın verileri var salgına göre okulların kapatılmasına bölgesel uygulama yapılmalı(kar tatili modeli gibi nerede salgın varsa orada uzaktan eğitime geçilebilir)

2. Köy okulları, küçük yerleşim birimleri, özel okullar sağlık bilim kurulunun belirttiği koşullar yerine getirildiği takdirde denetlenerek açılmalı.

3. Ülke genelinde eğitim seferberliği ilan edilmeli tüm vatandaşlarımıza mahallerindeki okulların eğitime hazır hale getirilmesi için iş birliğine davet edilmeli, okullardaki lavoba, wc sayıları artırılmalı, dezenfekten vs çalışmalarda iş adamlarının yerel esnafın desteği alınmalı

4. Okullardaki öğrenci sayıları azaltılmalı bu konu da %50 kontenjanı boş olan özel okulların imkanından yararlanılmanın yolları aranmalı

5. Okula başlayan çocuklarımızın sosyalizasyonu sınırlandırılabilir, akraba ziyaretlerinin azaltılması toplu organizasyonları katılımlarının sınırlandırılması ve bu konu da bilinçlendirilmesi sağlanarak okula hastalık taşımasının önüne geçilebilir

6. Kronik hastalığı olan çocuklarımız,tedirgin olan velilerimiz için okullar açıldığında devam zorunluluğu pandemi dönemi için kaldırılmalıdır.

7. Okullarımızın büyük bölümün de akıllı tahtalar var akıllı tahtalar ile uzaktan eğitim entegre edilerek  okula gelemeyen öğrenciler online eğitimle sınıf ortamına bağlanabilir

8. Son teklif 21 eylül de tüm kademeler de okullar devam zorunluluğu olmadan açılmalı Meb Sağlık Bakanlığı ve eğitimle ilgilenen herkes buna odaklanmalı okulların açılmaması alternatifi asla düşünülmemeli

9. Çünkü biz lider ülke Türkiye idealini taşıyorsak dünyada birçok ülke yüz yüze eğitim verirken bizim uzaktan eğitimde ısrarcı olmamız çocuklarımızın akranlarıyla rekabette geri kalmasına sebep olacaktır.

Eğitimde fırsat eşitliği 21. Yüzyıl ile birlikte sınırları aşmış bir kavramdır. Ülke sınırları içinde bir fırsat eşitliğinden bahsedilen çağı çoktan geride bıraktık. Çocuklarımızın yaşıtları kendi ülkelerinde hangi imkanlarla eğitim alıyorlarsa o imkanları sağlamak boynumuzun borcudur. 19. ve 20. Y.Y. anlayışı ile bugünün çocuklarını eğitimden mahrum bırakmak aymazlıktır. Eğitime başlatabildiğimiz her okulu her öğrenciyi yüz yüze eğitim sürecine başlatmalı, salgının gidişatına göre ülke geneline yaymalıyız.

Ahmet AKÇA
ÖZDER Genel Başkanı

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir