Şanlıurfa’da bir eğitim kurumunda gerçekleşen saldırı hepimizi sarsmış; eğitim süreçlerinin her boyutuyla yeniden ele alınması gerektiğini bir kez daha hatırlatmıştır. Şiddetin önüne geçmenin yolunun bireysel değerlendirmelerden değil; aile, okul ve toplumun ortak sorumluluk üstlendiği bütüncül bir anlayıştan geçtiğine inanıyoruz.
ÖZDER olarak, çocuklarımızın edindikleri değerlerin kalıcı davranışlara dönüşmesini; sorumluluk, saygı ve sınır bilincinin erken yaşlardan itibaren dengeli bir yaklaşımla kazandırılmasını hayati görüyoruz. Özellikle ergenlik döneminde, yönlendirme ile zorunluluk arasındaki hassas dengenin korunması ve öğrencilerimizin ilgi ile yeteneklerine uygun alanlara kanalize edilmesi, sağlıklı bir gelişim süreci için büyük önem arz etmektedir.
Eğitimde hedeflenen dönüşümlerin kalıcı olabilmesi için sorumluluğun yalnızca okullara bırakılmaması; aileler, sivil toplum kuruluşları ve tüm paydaşların ortak bir bilinçle hareket etmesi şarttır. ÖZDER olarak, yaşanan bu müessif olayın sosyal ve psikolojik boyutlarının yetkili mercilerce titizlikle incelenmesi gerektiğini bir kez daha önemle vurguluyoruz.
Batı ülkelerinde sıkça gördüğümüz bu tür sosyopatik menfur olayların, bu olayla birlikte ülkemizde de yayılabileceği hassasiyetiyle, ÖZDER olarak, şiddeti normalleştiren ve çocuklarımızı ifsad eden her türlü içeriğe karşı toplumsal hassasiyetin bir an evvel en üst seviyeye çıkarılmasını zaruri görüyor; bu hayati meselede tüm paydaşları somut adımlar atmaya ve sorumluluk almaya davet ediyoruz.

